Kobani için ortalığı bir birine katanlar, yıllardır aynı zulme maruz kalan Suriye halkı için kılını bile kıpırdatmadılar. Beşar Esed zulmü yaklaşık dört yıldır devam etmekte. Bu savaş süresince yüz binlerce insan katledildi. Ve milyonlarca insan evlerini barklarını terk etmek zorunda kaldı. Mazlum Suriye halkı yıllardır soykırım ile karşı karşıya. Tüm bunlara sessiz kalanlar, bu günlerde bir bakıyorsun ortalığı savaş alanına çeviriyorlar.
Suriye halkı sadece Kürtlerden ibaret değil. Suriye Arabı, Kürdü, Türkmeni vs, ırkları ile müteşekkil bir ülke. Bu zamana kadar muhalifler Esed güçleri ile savaşırken, PYD hiç mücadele vermeden Esed ile anlaşma yaparak özerklik ilan etti. Sizce de biraz garip değimli. Muhaliflere karşı amansız mücadele verirken, Pyd ye karşı hiçbir mücadele vermemesi, nasıl bir oyun oynandığını akla getirmiyor mu? Tüm kamuoyunun merak ettiği bu olay, yavaş yavaş cevabını buluyor.
Esed Kürtleri vatandaş yerine bile koymaz iken, onlara özerklik vermesinin temel sebebi, pyd ile Türkiye pazarlığı olsa gerek. Türkiye deki pkk ya Kobani üzerinde lojistik desteklerin devam etmesini istiyordu. Çünkü Suriye’nin Türk sınırı muhaliflerin kontrolunde olduğundan dolayı, tek sınır pyd nin bölgesi kalıyordu. Bu bölgeyi Türkiye’ ye karşı kullanmak istiyordu. Bundan dolayı böyle bir antlaşma olduğu kanısındayım. Yoksa Esed Kürtleri sevdiği için o bölgeyi vermedi. Zamanı geldiğinde Kürtlere de oyun oynayacağını biliyoruz. Ve oynadı da.
Türkiye Salih Müslümü Esed konusunda uyarmasına rağmen, bu uyarıyı dinlemeyip, Esed ile pazarlığa oturdu. Bu pazarlık kürt halkına pahalıya patladı. Antlaşma yaptıkları Esed, diğer tarafta Işid ile de antlaşma yaptı. Silahlarını Işid e teslim ederek muhalif tüm grupları bir biri ile çarpıştırdı. Ateş tutmak için maşayı kullanmış oldu. PYD ve IŞİD in Esed çıkarına ve menfaatine çalıştığına şahit oluyoruz.
HDP nin halkı sokağa dökmesine hiç bir anlam veremedim. Sanki Kobani’yi Türkiye işgal etmiş. Bu HDP nin yaptığı, ırkçılık tohumunu körüklemekten öteye gitmez. Halk arasında kin ve nefreti körüklemekten öteye gitmez. Kobani de gelen tüm sivilleri ülkeye kabul etmek ile yapacağı en iyi şeyi yaptğı kanısındayım. Bunların tüm ihtiyaçlarının karşılanması elbette olması gereken bir iş. Halkın bu yardımları karşısında Hdp nin tutumunu çok yakışıksız olduğunu görüyoruz. Halk bu insanlara, yaptığımız yardımların karşılığı, ev, iş yeri ve arabaların yakılması mı? Diye soruyor. Halk üzerine düşen görevleri, fazlası ile yerine getirdiği kanısındayım. Kurban bayramında sivil toplum kuruluşlarının yaptıkları yardımları hepimiz gördük. Ama karşılığında sivil toplum kuruluşlarına saldırı gerçekleştirildi. Hiç bir etnik köken ayırt etmeksizin yardımlarını dünyanın dört bir yanına ulaştıran İHH ya bile saldırdı bu vahşi grup. Bunların derdi hak aramak değil, yağma ve talan yapmak. Bunların dertleri ne Kobani, ne Kürtler, bunların dertleri ortalık karıştırmak. Bunların dertleri, ikinci gezi olayı başlatmak. Bu kadar eylem yapabiliyor ise bu gruplar. Niye Kobani’ye gitmediler diye adama sorarlar.
Yıllardır ülkemizde bulunan Suriyeliler için kılını kıpırdatmayan HDP ve taraftarları, söz konusu Kürtler olunca, yaptıkları ortada. Hani bunlar ırkçı değildi. Hani bunların dertleri Kürtçülük değildi. Ama Allah(cc)ın adalet tecelli edecektir. Herkes yaptığının cezasını elbette çekecektir. Ve herkesin niyeti gün yüzüne çıkacaktır.
Müslüman halkı ırkçılık söylemleri ile bölmeye çalışan gruplar, şunu bilmelidirler bu millet bu oyunlara bir daha gelmez. Bu millet biliyor ki, bizleri birbirine bağlayan tek güç İslam. Sosyalizm ve ırkçılık söylemleri ile halkı İslam da uzaklaştırmak asla ve asla mümkün olmaz.
Müslümanım diyen her bir fert ister Türk olsun ister Kürt olsun,isterse başka bir ırktan olsun,nerde bir zulüm varsa buna karşı durmalı ve safını belirlemeli.Kendi ırkımdan olursa yardım ederim yoksa bana ne diyebiliyorsa ,bu kişilerin insanlıktan ve İslam dan söz etmesi ,abes ile iştigalden öteye geçmez.Zulmü protesto edeyim derken kendin zulüm işliyorsan ki.bu günlerde olduğu gibi,bu insanların art niyetli olduklarını söyleye biliriz.Karşı olduğun şeyi kendin yapacaksın.Ev, araba, işyeri yakmak zulüm değil de ne?.Zulmün ta kendisi.