Artık sıradanlaşan şey

İnsanların birbirini anlamaya çalışmaktan çok, haklı çıkma gayreti içinde olmalarıdır

Hayatın her aşamasında bu böyle evde , işte , trafikte

Ve sosyal medyada...

Bir konu konuşulurken karşı tarafın ne demek istediğini anlamaya çalışmıyoruz. Daha cümlesi bitmeden vereceğimiz cevabı düşünüyoruz.

Belki de bu yüzden kalabalıklar içinde yaşıyor fakat birbirimizden giderek uzaklaşıyoruz.

Oysa bazı tartışmalar vardır ve kazananı yoktur.

Siz haklı çıkarsınız, karşınızdaki kırılır.

Son sözü siz söylersiniz, ama ilişkiniz eski sıcaklığını kaybeder.

Yaş aldıkça şunu daha iyi anlamaya başladım:

Her konuda haklı olmak, her zaman doğru olanı yapmak anlamına gelmiyor.

Bazen bir adım geri atmak, bazen susmak, bazen de sadece karşımızdakini dinlemek en doğru davranış olabiliyor.

Herkes kendi açısından haklı olabilir. Ama bazen haklı olmak, mutlu olmaya yetmiyor. Kırılan bir gönlü tamir etmek, kazanılmış bir tartışmadan daha değerli olabiliyor. Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey; cevap vermekten önce anlamaya, konuşmaktan önce dinlemeye çalışmak. Çünkü insan ilişkilerini ayakta tutan şey haklılık değil, anlayıştır.

Çünkü hayatın sonunda insanlar bizi ne kadar haklı olduğumuzla değil, onlara nasıl hissettirdiğimizle hatırlıyor.

Belki de mesele haklı çıkmak değil, insan kalabilmektir.