Dile kolay denir ya, dile dahi kolay olmayan bir sürede, mütemadiyen 3 yıldır devam eden soykırım.
Gazze Sağlık Bakanlığı'nın 6 Ekim 2026 tarihli son günlük verisine göre toplam Şehit (İnşaallah) sayısı 74.245, yaralı sayısı 175.267. 2025 Ekimindeki ateşkesten sonra da 1.462 ölüm ve 5.151 yaralanma kaydedildi; ayrıca enkazdan 836 kişinin cenazesi çıkarıldı. Enkaz altında kaç Gazzelinin cansız bedeni var onu da kimse tahmin dahi edemiyor.
Ve bugün Gazze'ye bakıp, Gazze için söylenebilecek bir kelime dahi edemiyoruz. 3 yıldır devam eden soykırımın, ne zamana kadar devam edeceğini, ne zaman sonlanacağını sanırım soykırımı yapan İsrail Terör Devleti'nden başka hiçbir devlet bilmiyor.Bütün dünya için ne büyük utanç!
Ey aziz Gazze halkı, siz zulümle biz utançla yaşamaya, siz şehadetle biz delaletle yaşamaya devam ediyoruz, nereye kadar bilmiyoruz. . .
Bu şartlarda sana bir mektup yazabilir miydim bilmiyorum Gazze... Hangi yüzle, ne cüretle, hangi sıfatla. . . Denesem ne yazabilirim? Ben yazsam kağıt razı gelir mi, kalem yazar mı, kelimeler yerinde kalır mı, zarfa sığar mı? Hadi, yazdım postaya verdim say; sana ulaştıracağım bir yol kaldı mı ki?
Bir umut zorlasam kendimi. . .
"Sana, Selamun Aleyküm kardeşim; diyebilmek ne büyük bir gurur ve şeref. Ne var ki Gazze'nin sınırından içeriye uzanamayan ellerin dilerinin selamlamaya müşeref olma ihtimali kaldı mı ki? Sen katledilirken uzaktan seyreden bir dünya dolusu gözün esenlik dilemesi, dilin rahmet dilemesi, yüreğin bereket dilemesi nasıl mümkün olur bilemedim.
En acısı iki dostun birbirine sorduğu o sıradan tek kelimelik soruyu sana soramıyoruz: "Nasılsın? " Diyemiyoruz. Bunun ağırlığı sana şahit olan her insanın yüreğinde bir sızı olarak kalacak.
Allah'ın kitabına muhatap olup, Allah'ın kitabıyla sana muhabbet besleyememek, muhabbetin gereğini yapamamak ne demek? Münafıklığa mahkum olup, affa mahzar olamamak gibi. Kardeşim deyip, hakkını, hukukunu gözetememek ne demek? Bir vücudun azaları iddiasında her bir azayı söküp atmak gibi. Allah'ın emri olan kardeşlik bağıyla müminlik derecesini boğup atmak ne demek? Allahtan gayrısını razı etmek gibi.
Belki de bundandır, mektubu yazan okuyan gibi. . . Onu bile senin gözünden yazıyor, kendini sorguya çeker gibi, mahşerde hesap verir gibi. .
Ey kardeşim Gazze!
Seni kurtaracak bir devletim olmadığı için beni affet. Seni koruyacak arkasından gideceğim bir liderim olmadığı için beni affet. Senin için savaşacak bir ordum, komutanım olmadığı için beni affet. Hakkını savunacak, beni sana getirecek bir şeyhim, hocam olmadığı için beni affet. Aşımı, suyumu, örtümü, evimi, barkımı sana ulaştıramadığım için beni affet. Bedenimi, ruhumu, aklımı Allah yolunda senin için tüketemediğim için beni affet.
Bizi soracak olursan? Bildiğin gibi. . Yani üç senedir hergün soykırıma uğrarken umutla beklediğin gibi. . .
Sen bu haldeyken, paramparça öldürülürken, evinden, huzurundan, geleceğinden sürülürken, zalimin elinde esirken, biz hala yaşıyoruz hiçbir şey olmamış gibi, bizi affet. Annen, baban evladın, eşin kardeşin, bacın, bütün tanıdıkların öldürülürken; biz, çok büyük emeller besleyerek hala yaşıyoruz bizi affet.
Sen bizim bütün kutsallarımız için mücadele edip öldürülürken bizler dünyanın süs ve oyunlarıyla, hırsla yaşamaya devam ediyoruz, bizi affet.
57 İslam ülkesini sende işgal ettiler, iki milyar Müslümanı sende öldürdüler, büyük büyük davaları sende bitirdiler. . Sen, her vurulduğunda dünyanın bütün başkentleri vuruldu. Sen, her yerinden edildiğinde dünyanın bütün sokakları rehin alındı.
Vurulan sen, asıl ölen bizmişiz.
Ama şunu bil ki, dünya 7 Ekim'den sonra yalnızca senle anılıyor. Sahte kahramanları, sözde dünya liderlerini, büyük güçleri, derin yapıları, sahte topluluk ve yapay yasaları hepsini ters düz ettin. Dünyanın bozuk eksenine, doğru müdahaleyi sen yaptın. Bütün dünya özgürleşecek, düzelecek, iyi olacak adım, adım. . . Bunun mimarı sensin...
Belki sayımız çok değil, sana yetemedik, bir yol bulamadık, yol da olamadık; ama şunu bil ki seni hep hatırında tutan, senle yaşayan kardeşlerin de var. Hem de dünyanın her ülkesinde... Gözümüz, kulağımız sende, bütün varlığımızla yanınızdayız, Rabbim'in, bizi size layık gördüğü gün ve zamanda kavuşmak dileğiyle..."